30 Kasım 2017 Perşembe

Manasız

Uzun bir ziyafet çekmişim de üstüne yiyecek takatim kalmamış gibi...Hiç acıkmıyorum.
Ayakta durmak ya da içtiğim kahveden ve  çaydan tad almak için yediğim zeytin, peynir dışında içim hiç bir şey almıyor..Peynir den sonra çaydan aldığım o ilk yuduma bir tek ben mi bayılıyorum?

Korktuğum şeyin bir an önce başına gelmesini istemek...Tıpkı saklandığım yerde beni  aramalarının stresine dayanamayıp ,ortaya çıkıp ne olacaksa olsun demek gibi bir şey bu yaptığım.Hatırlıyorsun değil mi o anı :) Bilerek seçtim Esra.

Daha güçlenmek.Dibe vurup yeniden çıkmak için.Seninle ya da sensiz.Öyle huysuzluk değil yani.Beni tanımadın hiç anlamadın.Ön yargılarınla yorumladın.Sadece kendini anlatmak istedin.Hiç anlamak istemedin.Oysa dinlemekti gerçek olan.Mış gibi yapmak değildi.Gerçek olmayan hiç bir şeyi bünyem almıyor.

İnsanları güzel gördüğümde anlıyorum ki dengedeyim.Güzel düşünüyorum ve üretebiliyorum.Kalbimde güzellik var demek..
Ama az önce toplantı odasında öyle çirkindi ki  herkes..Tıpkı kalbimin çirkinliğini yansıtan bir ayna gibi.Onlar değildi çirkin olan..

Şu geçtiğimiz bir kaç ayda aklımda kalan huzur anlarını düşünüyorum.Neden hiç birinde sen yoksun ?

Kazdağlarında balkondaki sabah..Horoz sesleri ve ağaçlar.Yanımda Yiğit vardı.
Annemin ameliyatında Bolu da kaldığım üniversite hastanesi kampüsündeki günler.Çok zor ama bir o kadar huzurlu idi.Yanımda annem vardı.6 Ekim..

Belki de hep varsın ama yoksun.




19 Kasım 2017 Pazar

O ses

Belki de uykunun en güzel yeri en tatlı hali..Bir ses geliyor yan odadan.Duyulduğu anda hemen cevap alacağından emin, kendine güvenli ama ortamdan tedirgin   "Annee"..
Bir efendim ya da burdayım ile ya da saçını okşamamla sakinleşen bir yavrucak benimkisi.
Bu sabah da böyle başladı...Eski tip kaloriferin çıkartığı "çıt çıt" sesleri ile uykusundan uyanan Yiğit yine böyle uyandırdı beni..Yağmurlu kasvetli İstanbul sabahına sıcacık bir başlangıç..saat 06:10

Sonra lavobada uyanmaya çalışırken aklıma gelen sorular.. Ne zamandır bu sesi duyuyorum? Böylesine güzel bir çağırmanın tadını ilk defa mı aldım ?  Bugüne kadar bu çağırışın güzelliğinin farkında değil miydim ? Ya olmasaydı nasıl hasretle beklerdim bu şekilde çağırılmayı..Onun için şükür..Dünyanına en güzel varlığı ve hayatımıza kattıkları için şükür...

Bugün aldığım kararlar var :

Sabahları evde  kahve yapmakla başlayacağım. :)




30 Mayıs 2017 Salı

Neden

Çok özledim.Eski coşkulu halimi çok ama çok özledim.
Sanırım bugün  bir nebze yaklaştım.Şu Robot halimden çıkmak için birşeyler yapmam gerekiyordu.
Ben de faydası olabilir yenilenebilirim diye dün oruç tuttum.Baya zorlandım.Baş ağrısı ile mücadele etttim.Ama bendeki etkisi herşeye değer.Tüm anılarıma kavuştum sanki bir anda.Eşime sevdiğim içten söyleyebildim.Hayatımdaki aşk,dost,herşey olduğunu tüm benliğimle kabullendim.İyiki var iyiki benimle dedim.Çocuğum için çok dertlenmekten uzaklaştım.Ufak şeyleri problem etmekten uzaklaştım.Dün bana çok iyi geldi.

Annem ve babamla araya koyduğum mesafenin nedenini bilemiyorum.Belki çok alıngan olmaları belki onları karşılıksız sevdiğim hiç bir beklentim olmadığına inanmadıklarını düşünmem.Belki fazla hassas oluşları.Belki de benim yetersiz oluşum.Bilmiyorum.

Dünyayı sevgi kurtaracak.Herşeyin çözümü bu vallahi.Çok klişe biliyorum ama herşeyi sevecek kadar kalbim büyük bugün.Herkesi ve herşeyi seviyorum.

Sana daha çok yazmak istiyorum.Ama şu ismini değiştirebilsem keşke.İsmin çok fantazi kaldı be blogum.Değiştirmeye çabalıyorum.Yoksa öyle yeni blogta falan değil gözüm.

Seviyorum ya çok seviyorum.

8 Mart 2017 Çarşamba

Büyümek

Annem..konuştuğu gibi yazıyor whats up ta.
Hayatımda unutamayacağım diyaloglar yaşıyoruz.Her seferinde yok bunu sen yazıyor olamazsın diyorum.Benim diyor.

Ben biraz büyüdüm sanırım.Blog bana dar gelmeye başladı.Biraz değişiyorum seni de bırakmak istemiyorum.Güzel bir yolculuğumuz var seninle yol arkadaşım.Nereye olduğu bilmeden başlıyoruz kalem klavye artık bizi nereye götürürse...İçim yanıyor içim acıyor bahar gelirken.
Hayat değişti herkes de instagram var.Blog yerine kullanılıyor.Hayatlarını döküyorlar resimlerle.
Ben se böyle gizli kalmayı seviyorum.

Blogumla aynı isimde bir iç çamaşırı sitesi var olsun.İlk ben buldum bu ismi.Siz yokken ben vardım heheheh.


Öylesine

Bir kez uzaklaşınca insan bir daha yakınlaşamıyormuş...Bazen yanyana ama çok uzak olabiliyormuş.İnsan çok değişebiliyormuş.
Ne zaman akıllanacağım ben dediği zamanları,  o kalbindeki dilinde halini özleyebiliyormuş.Neydi seni yıldıran özünden uzaklaştıran ,ne olurdu bırakmasaydın o halleri ?
Hala yüzüne vururken tüm kalbindekiler,

Bir arabada 2 yabancı gibi yolu seyrederek seyahat edebiliyormuş.Yol akarken  bazı şeyleri duymazdan geldiğine şaşırıyormuş.
Her söze cevap vermek yerine durup kendini dinliyormuş.

10 Ekim 2016 Pazartesi

Keşke

Keşke herkes bir anne Mutlu olduğunda tüm ailenin Mutlu olabileceğini bilseydi...
İşte belki o zaman... vermekten çık almak ve ilk reddedilişle gelen mutsuzluk falan saçma şeyler
Bu gece sorgulamalar kendini aramalar gecesi çok düşünme sabah 6:30 da ayaktasın dedi birisi


27 Eylül 2016 Salı

Güvercin

Hani bazen böyle ansızın öylesine bir kareye takılırsın ve  fonda çalan müzik kafa derinden itibaren ayak uçlarına kadar karıncalanmalar yaratır işte öyle birşeydi bu şarkı..