Kaş Gezi Notları
Eylülde yapılabilecek en güzel şey Kaş a gitmekmiş.Ben bunu 30 umdan sonra anladım.Hatta mümkünse her boş bulduğun anda Kaş a gitmeliymiş insan...Denizin, göğün mavisini, etrafın yeşilini begonvilleri içine çekmeliymiş insan..Öyle çok bakmalıymış ki uzun süre gözünü kapattığında orada olduğunu hissetsin.
Bir kaç gün oldu döneli ve her gözümü kapattığımda Patara Prince akdeniz Teras odasının manzarasından denize bakıyorum.Yan tarafımda begonviller..
Yiğit ciğim manzara falan çok takmadı tabi.Eve ne zaman dönücez bu oda küçük falan dedi.Neyseki odada olduğumuz zamnalarda hamur, bant ne varsa oynayacak onlarla oyalandı.Jakuzi keyfi bile yaşadı.Otelin havzu deniz suyundan olunca tadından yenmedi
Kaş ta unutulmayan anılarım ; Kaputaş plajı,Patara Plaı,Çukurbağ yarımadası,Patara Prince otelin eşsiz manzarası ve huzurlu mekanı.
Yalnız en unutulmazı bu otelde pizzadan zehirlenmemiz.Maalesef 1 günü çaldı bizden.Böylesine güzel mekan böylesine kötü işletilebilirdi.Pizza dan bir süre uzak kalacağım.
Kaş ta yemek yenilecek yerlerden biri Hünkar Ocakbaşı,Kaş Marina da Vita.Kalkan da Minik migrosun yanındaki Köfteci.
Marina Vita daki ahtapot gayet başarılı idi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hamnet
İnsanı derinden sarsan, insan olduğunu hissettiren müthiş bir an yaşadım bu hafta sonu... Kadıköy sinemasında film budur, sinema budur anın...
-
Eğer senin de ; *Destiny's Child "Emotion" parçasında 2 dakika 52. saniyesinde benim gibi gözlerin doluyorsa , * Instagramda...
-
İnsan sanırım en çok da yargılanmayacağını bildiği insanlarla birlikte olmaktan keyif alıyor. Benim de böyle arkadaşlarım var. İsmi bende ka...
-
Bazen gözlerinde tanıdık bir şeyler bulduğum insanlar olur...Gözünün içinde ortasında birşeyler bulurum tanıdık...İşte onun ne olduğunu fark...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.