Ayna



İş yerimde asansörde bi başıma kaldığım an şöyle bi baktım aynaya...Gizlemeye çalıştığım karnıma, aslında bir zamanlar olmak istediğim halime...En küçüklüğümden beri karnıma tıkıştırdığım tülbent yada yastıklarla hayalini kurduğum halim karşımdaydı..O zamanlar öyle eğlenceli, öyle hoş gelirdi ki gözüme bu halim. O zamanlar ne kadar imrendiğimi hatırlayıp şaşırdım :)

Alyoşa , Natalya, Vanya ve prens dörtlüsünde geçiyor bu ara hayatım.O kadar benliğime işledi ki bu karakterler.Bitirdiğimde üzüleceğim kitaplardan oldu Ezilenler..Daha önce de yaşamıştım bu duyguyu.Aşk , Beni Ararken ve daha nice romanda yaşadığım duygular.İyiki metro açıldı da rahat rahat okuyabiliyorum kitaplarımı :)

Dün akşam Anton Çehov un hikayelerinden oluşan "Sevgili Doktor" isimli tiyatro oyununu izledik Üsküdar da.Ayaklarım yavaş yavaş şişmeye başladığı için ilk perdeden sonra istemesem de ayaklarımı uzatma ihtiyacı duyduğum için arka sıralara yerleştik.Oyunun dekorlarına bayıldım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Yansıtma

 Az önce instragram da gezinirken çok kısa  ama anlamlı bir video ya denk geldim.Keşke kaynak verebilsem. Araştırıp eklemeyi deneyeceğim Vid...